Bilim & Teknoloji

Yeni Nesil Gelecek NEOM: Ütopya Mı Distopya Mı?


Uğur İşçeviren 1 Temmuz 08:58
Son yıllarda birbiri ardına roketler yolluyor uzaya süper güçler. Mars, Ay artık şuracıkta. İşte Amerika ve Çin uzaya gitmeye çalışadursun, dünyadan umudu kesmeyenler de var. Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, 2017 yılında Vizyon 2030 kapsamına giren bir ütopyadan bahsetti. 2019 yılında da bu ütopyanın projesini duyurdu: NEOM! Öncelikle Neom adını nereden alıyor, ona bakalım. Yunanca'da "yeni" anlamına gelen neo ile Arapça'da gelecek anlamına gelen müstakbel kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş bu isim. Neom... Yani "yeni gelecek"... Doğu ile Batı'yı birleştiren bir mesaj var. Bunu hayal ediyor Araplar. "Yeni geleceği" doğuya inşa etmek istiyorlar. Batılıların da içinde olmasını düşleyerek... Yani Neom, turistik bir proje! Altını çizmek gerek: Batılılara ve batılıların alışkanlıklarına açık bir turizm. Dubai gibi... Ama çok daha gelişmişi... Hatta insandan daha çok robot nüfusu olanı!
Krallığın bu tür bir inovasyonun merkezinde yer alması, dünyanın geri kalanı için belki de bir sürpriz. Rawan Ahmed - Girişimci

Enerjinin dönüşümü

Bahsi geçen proje basitçe şu: Dünyanın en modern ve son teknoloji şehrini S. Arabistan'a kurmak. Hedef 2025!.. Yani kentin ilk bölümü 2025 yılında insanlara açılacak. Bunun için ön görülen sermaye 500 milyar dolar. Petrol zenginleri için çok büyük bir meblağ değil ama projenin sermayesinin petrole dayalı olması önemli. Çünkü bu ütopik projede, şehir tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı olacak. Neom'u ilginç kılan da bu sanırım. Petrolün fışkırdığı topraklarda güneş panelleri ve rüzgar türbinleri ile dolu bir kent. Peki kurulacak şehrin adı nedir? The Line!.. Adının hakkını veren yapısı olacak The Line'ın. Zira çizgisel olarak 170 km uzunluğundaki kent, 16 adet alt bölgeye ayrılacak. New York'un 33 katı büyüklüğünde olması planlanan Line'ın alanı, 26.500 km2. Yapısındaki 16 adet bölgedeki tasarım sayesinde, sokakların yerini birbirine 20 dakika mesafedeki bloklar alacak ve bu kentte otomobiller olmayacak. Evet! Neom'u ilginç kılan diğer bir özellik tamamen araçsız bir yaşam vadetmesi. Yani insanlar ya yürüyecek ya bisiklet kullanacak ya da toplu taşıma aracı. Karbon pozitif bir kent, doğa ile iç içe bir hayat... İşte burada da Neom'un altyapı tasarımına değinebiliriz. Kurulacak şehirde metro, kargo ve lojistik faaliyetler şehrin altına kurulacak bir ağ ile halledilecek. Yani kentin üstünde ayrı bir hayat yaşanıyorken altında tamamen robotik, yüksek hızlı ulaşım ve ulaştırma faaliyetleri gerçekleşecek. Üstelik bu robotik kısım, sadece alt tarafta aktif olmayacak. Kentin üstünde de güvenlik, temizlik, eve teslim ve bakıcılık gibi faaliyetler yine robotların işi olacak.

Arabistan'da Jetgiller olur mu?

Line kurulumu tamamlandığında, yaşanan en modern ve çağdaş kent olacak. Zaten proje sunumunda da bundan yola çıkarak hazırlanmış. Bu sunumda kentin tasarımını görüyoruz ama tabii ki sunum yeterli değil. İnsanları ikna etmek için PR şart. İşte bunun için de tam 1.7 milyon karşılığında Amerikalı Ruder Finn ile anlaştı Suudiler. Yani bu proje için hiçbir şeyden geri kalmıyorlar. Hatta yapılan PR çalışmalarında gördük ki Line; yapay ay, karanlıkta parlayan kumsallar, drone taksiler, robotik uşaklar ve kertenkelelerin olduğu Jurassic Park içeren fütüristik bir cennet. Belirttiğim gibi bu tamamen turistik bir şehir olacak ve ilk planlamalara göre bir milyon kişi barındırabilecek.
Çağdaş şehirler büyüme ile baş edemedi. NEOM
Proje; enerji ve su, ulaşım, biyoteknoloji, üretim, medya, eğlence, teknolojik ve dijital bilimler alanlarında büyük devrimler de vadediyor. Öyle ki Neom, Suudi Arabistan'daki tatlı suya erişim sorununu çözmeye yardımcı olmak için suyun tuzdan arındırma konusunda da evrensel çözümler hedefliyor. Line, 150 yıldır ilk kez büyük bir kentsel gelişmenin yollar yerine insanlar etrafında tasarlandığını gösteriyor. Yürünebilirlik, beş dakikalık bir yürüyüş mesafesinde okullar, sağlık klinikleri, eğlence merkezleri ve yeşil alanlar gibi tüm temel günlük hizmetler ile yepyeni bir şehir ve yaşam alanı.
https://www.youtube.com/watch?v=TtSMz-_h_cw
Yani özetle The Line, bir devrim. Belki de 2025 yılındaki ön gösterimi ile klasik şehirlerin de dönüşümüne ön ayak olacak muazzam bir proje. Her şeyiyle harika değil mi? Değil!

Yine bir sınıfsal ayrım olacak mı?

Bahsettiğim bu ütopik olanaklara kimler ulaşacak sizce? Zenginler!.. Yani esasen; sadece seçkinler sınıfının erişebileceği güzellikte bir yaşam alanı kuruluyor. Üstelik bu alan kurulurken de bölgenin esas sahipleri yerlerinden oluyor. Kimi parayla kimi zorla... Tanıdık geldi mi? Ben gerçek değil de kurgusal bir örnek vereyim. James Cameron'un Avatar'ını izlemeyen var mı? İzlemenizi öneririm. Sebepler değişse de Neom projesinin sahipleri de, bölge halkını göçe zorluyor. Hatta iddialara göre öldürüyor. İddia o ki topraklarından vazgeçmeyi reddeden Huwaitat kabilesinin yetkin bir üyesi (Abdul Rahim) öldürüldü. İddia sahibi Alia Hayel, kabile üyelerinin tarihi anavatanlarından çıkmaya zorlanırken görüntülediği çevrimiçi videolarını yayınladı. Ona göre "tehcir edilmeye karşı olduğunu, ayrılmak istemediğini, evinde kalmak istediğini, para istemediğini söyleyen" herkesi tutukladılar. Kendisiyle aynı fikirde olan Suudi gruplar da Abdul Rahim'in ölümünün yetkililerce örtbas edilmeye çalışıldığını söylüyor. Hatta kabilenin diğer yetkinlerinin Abdul Rahim'i reddetmesi de, tamamen PR firmasının olayı yumuşatma çalışmasından ibaret.
Huwaitat kabilesi için Neom, kanımız ve kemiklerimiz üzerine inşa ediliyor. Alia Hayel Aboutiyah al-Huwaiti - Aktivist kabile üyesi

Ütopyaya erişmek mümkün müdür?

Sanırım, bu cennetvari girişimin distopyası da burada başlıyor. Çünkü kent, seçkinlere hizmet etmek için yerlileri yok ediyor. Üst sınıf için alt sınıf eziliyor. Daha doğrusu yine bir sınıf kavramı oluşturuluyor. Hatta kentin doğrudan krala rapor veren paralel hukuk sistemiyle, Suudi toplumunun seçkin bir versiyonunu temsil ediyor. Çünkü Neom, kendi vergi ve iş kanunları ve "özerk yargı sistemi" ile "mevcut hükümet çerçevesinden bağımsız" olarak çalışacak. Yani kral yine kazanacak ve sadece seçkinler yaşayacak. Üstelik Arap yerlilerinin geleneklerine tamamen zıt bir şekilde. Neticede alkolün yasak olmasını beklemiyoruz.
Neom'da farklı yasalar geçerli olacak. Örneğin; benzeri kentlerde yürürlükte olan yasaların yaklaşık yüzde 98'ini kabul edebiliriz. Ancak alkollü içecekler gibi konularla ilgili geri kalan yüzde 2'yi oluşturan yasaları kabul edemeyiz. Muhammed bin Selman - Veliaht Prens
Neom çok ilginç bir proje. İnsanlığa model olabilecek kadar ilginç. Yenilenebilir enerji, robotik hayat, doğa dostu anlayış, erişilebilir hizmetler ile öncü olabilir. Ayrıca böyle bir inovasyonun Arabistan'dan gelmesi, bunu Avrupa'yı davet ederek yapması, tasarımının Asya kentlerinden ilham alması ve bu işin pazarlamasını Amerika'nın yapması daha da ilginç. Peki biraz daha ilginç olmasını ister misiniz? The Line'ın kurulacağı yasak bölge İsrail'e çok yakın ve yatırım ortakları arasında birçok İsrailli var. Peki sizce Neom, bir ütopya mı; distopya mı?
https://www.youtube.com/watch?v=Jw8Oq8Bjprk
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum