Kripto Bilim & Teknoloji

Z Kuşağının Dahisi Vitalik Buterin Kimdir?


Uğur İşçeviren 20 Mart 18:54

Y kuşağının hayatına damga vuran dahileri az çok hepimiz tanıyoruz. En bilindik olanlar; Bill Gates, Steve Jobs, Larry Page, Mark Zuckerberg ve bu seneki "TIME yılın kişisi" Elon Musk... Ancak dünya yaşlandıkça her nesil kendi rol modellerini yaratıyor. Nitekim Z kuşağının da bir hikayesi var ve bu hikayenin baş kahramanı Rus asıllı bir Kanadalı: Ethereum kurucusu Vitalik Buterin... Kendisi TIME'ın kapak misafiri oldu. Merkeziyetsiz kriptonun merkezindeki adam!.. Aslında genetik kodları bile onun merkeziyetsizlik kavramına bir selam: Doğu kökleri taşıyıp Batı geleneği ile yetişen bir insan...

Tabii Buterin'in "adam olacağı" çocukluktan belli! Babasının dediğine göre, "Ağzı zihnine yetişemiyor." Yani zihnindekileri anlatmak isterken devamlı kekeliyor ve kendini ifade etmekte zorlanıyormuş Vitalik.

  • 4 yaşında (1998) o zamanların efsane markası IBM ile excel tabloları çalıştırıyor.
  • 7 yaşında pi sayısının 100 basamağını sayıp denklemler çözüyor.
  • 12 yaşında ise abartıp kod yazmaya başlıyor.

Yani biraz asosyal bir nerd olan Buterin sosyal anlamda ne kadar zorlansa da yalnız kaldığında harikalar yaratıyormuş. Sıradan yaşıtlarının o zamanlarda mayın tarlası oynamaktan öteye geçemediğini düşünürsek şimdi yaptıklarına çok şaşıramayız sanırım. Ne var ki bugünlerde paraya para demeyen (zira onun için para Ether) Vitalik, başlangıçta fakir bir ailenin çocuğuydu. Üstelik onun bu devrimi yaratmasına vesile olan isim, bugün karşı durduğu sistemin sebeplerinden biri belki de. Nasıl mı?

Her şey Putin ile başlıyor

2000 yılında seçimleri kazanan Putin, kendi Rus oligarklarının dünyasını meşru kılınca babası zorunlu olarak onu Kanada'ya gönderiyor. Basit bir kelebek etkisi teorisi ile bugün insanlığa ölüm saçan Putin, o günlerde insanlığa bir hediye yolluyor belki de. O gün Kanada'ya göçen Buterik daha çok yalnız kaldıkça Bitcoin ile tanışıyor 2011'de. Fikre hayran kalan Rus, geliştirip 2015'te yeni bir vizyon koyuyor ortaya. Sekiz kişi başlayan yolculuk şimdi onbinlerce kişilik bir yazılımcı ordusu tarafından yönetiliyor.

Ne var ki Buterin'in kurduğu sistem insanlığın tamamına hizmet ediyor. Kötüye de iyiye de... Nitekim savaşta kripto paralar ile yaklaşık 100 milyon dolar bağış topladı Ukrayna. Bununla beraber Rus oligarkların varlıklarını taşıması da kripto ile oldu. Yani kendi yarattığı değerler üzerine kurulu sistem, aynı zamanda kötü değerlere de hizmet ediyor ve Vitalik buna henüz kavramsal bir çözüm üretebilmiş değil. Bununla ilgili endişeleri var ama Ethereum'un yoldan çıkmasına engel olması mümkün olmayabilir de. Çünkü tasarımı; kurucularının, yatırımcılarının ve sürekli genişleyen
topluluğun iradesine de duyarlı, merkezi olmayan bir platform. Yani Buterin'in insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirme vizyonu, topluluğun içgüdüsü ile hacim yitiriyor. Peki nedir bu içgüdü? Daha çok kazanmak.

Kriptoların sağ eğilimli bir şey olma eşiğinde olduğunu gösteren işaretler kesinlikle var. Eğer gerçekleşirse, sunduğu potansiyelin çoğunu feda edeceğiz.

Vitalik Buterin

Evet; Ethereum merkeziyetsiz, tam katılımlı, dağıtık bir model. Ancak bu modelin kurulduğu değerler sadece para ile ilgili değil. Paranın yanında güç, bilgi, veri, oy hakkı, yönetim de öyle. JUNO dağıtımı ile yaşanan durumları hatırlayınca bu değerler bütününün yitirilmesi merkezden müdahaleyi gerektiriyor. Yani işler kötüye gidince ya da kötüler yükselince topluluğa güç sağlayacak bir mekanizma gerekir mi? Buterin için bu, işin felsefesine aykırı. Ancak daha önceki hack olaylarında topluluk üzerinde net manipülasyonlar yaptığını biliyoruz. Yani kendisi bunu istemese ve reddetse de esasen -çekirdek kadro için olmasa bile- topluluk için bir lider konumunda. Gerçi nerd yapısı ve konuşurken zorlanması onu klasik tanımlarından çıkarıyor ama yaptıkları ve vaat ettikleri ile orayı çoktan aştı.

Vizyonun zenginliği mi zenginlerin vizyonu mu?

İşte bu liderin vizyonu, Z kuşağında muazzam bir fırsat eğilimi yarattı. Buterin vizyonu topluluğun bütün değerleri dağıtması ya da adaletli kullanması ile alakalı. Ancak bu kurgu öylesine yeni ve devrimsel ki içeriye erken dahil olanlar artık şehrin anahtarlarını çoktan ele geçirmiş gibi. Yani Ethererum, adeta New York ve sadece golf oynayanların ulaşabileceği bir kent. Fırsatlar için sadece kendi çekirdek topluluğuna dönüşmüş bir yapısı var. Ne yazık ki fakirler şu an New York'a giremiyor. Golf oynamak zengin sporu sonuçta ve eğer o kulübe üye değilseniz nimetlerinden de mahrumsunuz.

Golf örneğini öylesine vermedim. Bunun en son örneği birkaç gün önce gerçekleşti. Bored Ape Yatch Club isimli bir NFT koleksiyonu projesi, bir anda kendisine ait bir koin piyasaya süreceğini açıkladı. Apecoin... Proje öyle heyecan dalgası yarattı ki bir gün içerisinde Twitter'da trend topic oldu. Ertesi gün -ne büyük bir tesadüf ki- bütün büyük borsalarda listeleneceği haberi ile çılgınlara dönen insanlara bir günde zengin olma hayalleri kurdurdu. Koin listelemek konusunda ketum olan borsalar bile dün duyurulan Apecoin'i ardı ardına listeledi! Nitekim gerçekten birileri zengin oldu. Kimler mi? New York'taki zenginler!.. Şu an onlar golf oynarken "binlerce Apecoin'i 200$'a alan zengin olma heveslisi fakir", kara kara düşünüyor. Apecoin şu an kaç dolardan işlem görüyor dersiniz? 10$'dan hallice... Biraz daha düşerse ben de alacağım!

Peki Bored Ape Yatch Club (BAYC) NFT'si sahipleri için durum nedir? Basit bir hesap yapalım. Zamanında 0.08 ETH olan BAYC için 10 tanesine karşılık 0.8 ETH harcamış birisi bugün tanesini 90 ETH karşılığı satabiliyor. Üstelik hediye dağıtılan Apecoin (1 tanesine karşılık 10.000 adet) ile yaklaşık 100.000 Apecoin sahibi. Yani o günlerde 2000$ yatıran birisi geçen hafta yaklaşık 10 milyon $'a yakın para kazandı. İyi para; gözümüz yok! Allah daha çok versin. Ancak esas soru şu: Siz bir resme 2000$ yatırır mıydınız? Yoksa bunu sadece -zamanında ucuz Ethereum almış- New York'taki golf kulübü mü yapabilirdi? Yani yat kulübüne girmek için golf kulübünde olmak şart ise yine merkezileşmiyor mu sistem?

Tehlikeli olan bu 3 milyon dolarlık maymunlara sahip olmanız ve kumarın farklı bir türüne dönüşmesidir.

Vitalik Buterin

Vitalik'in ütopyası

İşte bu öngörülemez gidişat tedirgin ediyor Buterin'i. Çünkü Ethereum'u kurma vizyonu gücü dağıtıp daha eşitlikçi bir model yaratmak. Bitcoin'in altında yatan teknolojiyi görmüştü ve bunun üzerine bir dünya kurulabileceğini hayal etti. Açık kaynaklı ve merkezi olmayan bir internet... Bu bağlamda Bitcoin'in geleceğine dair, dergilerde sadece 5 Bitcoin(!) karşılığında makaleler yazmaya başladı. Yazdıkça kendi ütopyasını geliştirdi. Bunun sadece finansal olmaması gerektiğini anladı. Bu merkeziyetsiziliğin üzerine uygulamalar yazılmalı, dijital takas yapılmalı, dünyadaki birçok banka hesabı olmayan insan finansal yetiye sahip olmalı, sermaye sınır ötesi akabilmeli ve etkileşimli olmalı idi. Mesela eğer yemek sipariş edilecekse parayı, aracı bir kuruma gerek olmadan direkt aktaran bir sistem... Her şeyi kişiden kişiye aktaran bir model. Böylece kendi ütopyasını ve vizyonunu kurdu: Ethereum!..

Ethereum fikrine odaklanan Vitalik, hemen her devrimci dahi gibi okulu bıraktı. Bu garip ikilem başka bir yazının konusu olsun ama "Eğer dünyayı değiştirecekseniz okulu bırakın!" deyip devam edelim. Projesi üzerine durmadan tanıtımlar ve çalışmalar yapan Buterin, bir whitepaper hazırladı ve vizyonunu duyurdu. Fikir öyle heyecan vericiydi ki hemen cevap buldu. Böylece Ethereum sekizlisi kuruldu. Ekipte dikkat çekici isimler şu anki Cardano ağının kurucusu Charles Hoskinson ve Polkadot ağının kurucusu Gavin Wood.

Ne yazık ki ekip teknik olarak harika olsa da aynı hayallere sahip değildi. Özellikle Charles ile Vitalik... Charles, bunun bir iş olduğunu düşünerek hareket etmek istiyordu ve ekibin lideri rolüne bürünüyordu. Vitalik Buterin ise bunu bir vizyon olarak değerlendirmek istiyordu. Devrim olmalıydı. Ayrıca karakterinde olmasa da kurucu ve doğal lider o idi. Böylece büyük heyecanla kurulan ekip, büyük ölçüde dağıldı. Ama asıl olan fikir değil midir? Ethereum yoluna hızla devam etti. Ekipten ayrılan Charles ve Gavin "kendi işlerini" kurdular ama asla Ethereum vizyonuna yanaşamadılar.

Merkezileşme ve anarşi arasındaki ikilemde, Ethereum anarşiye doğru gidiyor gibi görünüyor. Blockchain tabanlı bir yönetim sistemi oluşturmak için bir orta yol olduğunu düşünüyoruz.

Charles Hoskinson

Hoskinson tamamen olmasa da kısmen haklı. Zira Ethereum dünyadaki tüm insanlar için bir fırsat. Her türlü girişim için... Ne var ki vergi kaçakçılığı, kara para aklama ve dolandırıcılık için de öyle...

Meşhur Vitalik trilemması

Aslında -gördüğünüz gibi- kurucuların çoğu aynı dertten muzdarip. Ancak ele alış şekilleri farklı. İşte bu bağlamda Vitalik'in ortaya attığı meşhur blok zincir trilemması henüz hala çözülemeyen bir sorun. Basitçe bir ağ aynı anda ölçeklenebilir (hızlı ve küçük), güvenli ve merkeziyetsiz olamaz. Mutlaka birisinde ödün vermelidir. Ya güvenlikten ödün vereceğiz ya merkeziyetsizlikten ya da işlem hızından... Şimdilik Bitcoin ve Ethereum ağları ölçeklenebilirlikten feragat ediyor. Zaten geleceğin en büyük blok zincir devrimi de sanırım bunu en yüksek oranla başaran blok zincirin başlatılması ile olacaktır. Hatta belki de bunu başaran zincir hem Ethereum'un hem de Vitalik'in üstüne çıkıp insanlığa armağan olacaktır. Tam da Vitalik'in istediği gibi... İsimlerden bağımsız bir vizyon... Yani belki de Vitalik vizyonu için Vitalik'in olmaması gerekiyor. Çünkü onun varlığı tüm beklentiyi kendisine yığıyor. Peki bu gerçekleşirse Ethereum gerçekten kalıcı olabilir mi? Büyük bir soru işareti!..

Z kuşağı, kravat takıp ceket giyen adamların dünyayı yönetmesinden sıkıldı. Belki de sırf bu yüzden Ethereum konferansına tabiri caizse pijama ile katılan Vitalik, onlar için umut. Hatta farkında değiller ama dünyanın geri kalanı için bile öyle olabilir. Bu bir savaş. Ne var ki kravatlıların savaşı gibi silahla değil. Pijamalı çocuklar dünyaya yeni bir gelecek sunuyor. Krallara, oligarklara, devletlerin tiranlığına, golf kulübüne karşı... Bunun için Vitalik bir umut. Ama o umudu kendisinde değil vizyonunda arıyor.

Kripto, yanlış uygulanırsa çok fazla distopik potansiyele sahip.

Vitalik Buterin

Savaş her yerde

Bu vizyonu ararken ikna olan milyonlar, dünyanın en büyük finansal sistemlerine kafa tutuyor. Kripto şu an 2 trilyon dolarlık hacme sahip ve bunun 350 milyar $'ı ETH. Yaklaşık 700 milyar $'ı da Bitcoin. Yani hacmin yarısı! Esasen burada da bir savaş var. Twitter kurucusu Jack Dorsey, tüm işini bırakıp kendisini Bitcoin'e adadı. Çünkü ona göre gelecek Bitcoin. Kendisi ile farklı fikre sahip bir sürü Ethreum inananı var. Nitekim sonuçta bir sürü savaş var. Ethereum mu Bitcoin mi? Kravatlılar mı pijamalılar mı? Yoksa Amerika mı Rusya mı? Eminim artık çoğumuz bu son savaştan sıkıldık. Artık daha az insanın öldüğü bir savaşa ihtiyacımız var.

Yine de 2000 yılında iktidara gelip Vitalik'in Kanada'ya gitmesine vesile olan Putin'e teşekkür etmeliyiz. Yine 2008'deki global krizde çöken finansal sistemler için Amerika'ya teşekkür etmeliyiz. Zira böylece hem Bitcoin fikri ortaya çıktı hem de Vitalik, "yetkililer tarafından kontrol edilmeyen alternatif bir küresel para kaynağı" fikriyle ilgilenmeye başladı. Amerika'nın Silikon Vadisi'ne olan bağlılığımız, küresel sermayeye olan borcumuz, sınır ötesi ticaret için kurumlara olan ihtiyacımız eskisi gibi değil. En azından Z kuşağı bunun farkında. Bu yüzden bu savaştan belki de en çok onlar etkilenecek. Benim tarafım belli. Pijamalılar!.. Peki siz hangi taraftasınız?

Geleceğin bugünkü statükoya benzemesi için teknik bir neden göremiyorum.

Vitalik Buterin
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum